Üye
|
Altı maymunun içinde rahat hareket edebileceği bir kafes ayarlanır. Kafesin ortasına bir merdiven ve maymunların rahatlıkla ulaşabilecekleri şekilde tavana muzlar asılır. Ayrıca içi soğuk su dolu bir kova da, yukarıya yerleştirilir. Bu kova, maymunlar tavandaki muzları yemek için merdivene çıktıklarında kafalarına soğuk su dökecek şekilde ayarlanır.
Daha önce aç bırakılan maymunlar kafese koyulurlar. Kafesteki muzları gören maymunlar onları yemek için merdivene çıkmak isterler. Her maymun merdivene çıkıp muza ulaşmak istediğinde üzerine bir kova soğuk su dökülür. Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırıl sıklam bir hale gelirler. Bir müddet sonra içlerinden biri tekrar merdivene çıkmak istediğinde diğerleri onu engeller, merdivene çıkmasına izin vermezler.
Kafesten bir maymun çıkarılır, yerine yeni ve aç bir maymun koyulur. Yeni kafese koyulan maymun da diğerleri gibi muzlara ulaşmak için merdivene yaklaşınca diğer maymunlar ona hücum eder ve çıkmasına izin vermezler. Tekrar bir maymun çıkarılır yeni bir maymun içeri koyulur. Bu son giren maymuna ilk müdahaleyi sonradan giren ve hiç suda ıslanmayan maymun yapar. Sırasıyla maymunlar değiştirilir. Artık kafeste eski altı maymundan hiç biri yoktur. Yeni maymunların da hiç biri muz yemeye teşebbüs etmez, ederse de hemen diğerleri tarafından etkisiz hale getirilir. Bu deneyde de topluma çaresizliğin nasıl öğretildiğini öğrenmiş oluruz. Çaresizliği, acizliği öğrenen toplumların kalkınması mümkün değildir. Böyle toplumlar güçlü toplumlar tarafından köleleştirilmeye ve sömürülmeye mahkûm olurlar.
Başarılı olmak için önce 'öğrenilmiş çaresizliğimizi' yenmek zorundayız. Ön yargılarımızı terk ederek kendimizi geliştirmek için çabalamalıyız. Gündelik hayat değil, geleceği planlayarak yaşamalıyız. İdeallerimizden asla vazgeçmemeliyiz. |
|